14 Temmuz 2012 Cumartesi

5 sene adamı sikiyo demekki


Farklı dünyalarda yaşayan iki farklı can… Onun için atacağın her adım, yapacağın her fedakarlık ve hatta onun için o farklı dünyaya dönmek için göze alacağın onlarca şey maalesef yine farklı dünyalarda kalacak ve farklı dünyalarda farklı şekillerde anılacak. O yüzden en iyisi sen dünyaların aslında biririnden farklı olmadığı gibi saçma düşünceleri bırak, o farklı dünyaların içinde farklılıkların olmadığı düşüncesinden de uzaklaş hemen. Sen bile içinde farklılıklar gösteren kararsız bir metabolizmasın. Kimi zaman karesin, kimi zaman silindir. Aslında sen bile çok farklısın asıl senden. Ki bunu kabullendiğin zaman sakın ha bi aydınlık felan yaşamayı bekleme. Sadece iğrençliğin kendinden başladığına şahit olup kusmamaya çalış.
O iğrençliği farkettiğin andan itibaren çok değil az bir süre önce “Polyanna’dan” farkı olmayan sen “Patrick Bateman’den” farksız ruhsuz bir psikopat olacaksın. Ha bu kimsenin sikinde olcak mı, kesmeye başlamassan milleti tabi ki kimse sallamıcak seni.  Niye sallasın ki bugüne kadar ne yaptın ki onlara?? Ama ben iyi davrandım onlara, hiç bi zaman kalplerini kırmamaya çalıştım mı diyosun, sana cevabım sadece “yarak köylüsünüz” demek olur. İnsanoğlu bencildir kardeşim, sen ne kadar da onlara iyi davranmaya çalışsan da kendine kötü davranıp da onlara iyi davranacak halin yok ya elbette kendine hangisi faydalı olcaksa hangisinin sana yararı olacaksa ona göre iyi davrandın onlara. Aslında senin iyiliğin de  bencilliğini beslemek için yani..İleriye dönük planlar yapıyo o senin farklı yüzlerinden yüzlercesinden biri…
İşte bugün o yarak gibi farkındalığı yaşadım ben ve hiç hoşuma gitmedi, insanlar ne kadar da ikiyüzlü ne kadar da çıkar peşindeler, ki işin kötüsü de o insanlardan biri de benim. Hatasını kabullenmek erdem değil arkadaşım bu devirde, bu devirde hatayı başkasına bir şekilde yamamak en azından hatan belli olduysa eğer yanında birilerini de götürebilmek. E be orospu çocuğu o yamayı yaparken eline iğne ipliği almıcak mısın? O iğne elbette bi gün bi yerine batmaz mı?? Belki de batmaz, belki de adam anasından balderesiyle doğmuştur. Ama kesin bir istatistiksel acıklaması vardır ki bunun göte kaçma olasılığı da yüksektir diye düşünüyorum.
Neyse gelelim benim şerefsizliğime… Aslına bakarsanız beynim yine izin vermemeye çalışıo. Ne şerefsizliği lan diyo, sen adamın hasısın, özüsün die gaz bile verio ama durum öyle değil. Ne kadar da o saf temiz çocuk ayaklarında görsem de kendimi aslında içimde bir tarafımda o pisliği gördüm. Ne olduğu önemli mi?? Bence değil sonuçta yemeğin içinde o kıl parçasını görmüşsün, kimin kılı olduğu farkeder mi?? Bundan sonra artık senin vereceğin karar normal olarak çorbayı değiştirmek veya o kılı çorbadan alıp yemeğe devam etmek ve hatta aranızda kılı siklemeyip çorbasını şapırdatarak içenlerde var biliyorum. Neyse bizim durumumuzda çorbayı değiştirme durumu yok diye biliyorum reenkarnasyon daha gelmedi bizim bu tarafa. Ben o kılı görüp de çorbaya zart diye devam edebilcek kapasiteye de sahip değilim maalesef. Aslında öyle olsam eminim hayat cok daha kolay olurdu. Neyse durumumuz o kılı ordan almakta ama bu şerefsiz kıl adamın içine 25 senedir işlediyse nasıl çıkarırsın?? “Ateşle bardak çekip” tek tek kesik atsan pis kan çıkar da bu ruhun beynin derinliklerindeki pislik nasıl çıkar derken ben de yazmaya karar verdim. Belki yazdıkça rahatlarım dedim ama en güzeli psikopat olcaksın arkadaş sapık olcaksın keseceksin asacaksın sikeceksin gör o zamanki rahatlığı. Şerefsizim resmen padişahlık… “La bebe biz nasıl insanlarız la” moduna geçiyorum ama böyle düşününce de..  
Amaaaan koy götüne rahvan gitsin diyo da Cem Yılmaz, işte onu biraz daha rahat durumdakiler yapabilio. Fakir baba eve ekmek götüremeyince diyemez o lafı, düşünse bile adamın belası sikilir. Lan bazı laflar bile zengin işi bu hayatta..  
Ama şunu anladım ki bu devirde yazacaksın arkadaş belki yazdıkların beş para etmicek  belki de en saçma fikirlerin mimarı olup dalga geçilceksin. Sıkıntın ne ki kimse senden zaten klasikler arasına girmeni beklemiyo.
Not : O deilde çük kadar yazıda neyle başlayıp neyle bitirmişiz. Ne alakası var lan…



23 Temmuz 2007 Pazartesi

ARTIK ÇOK GEÇ…

Daha önceden de duymuştum “Toplumlar layık oldukları idareciler tarafından yönetilirler” sözünü…Ama bunun doğruluğu üzerine de düşünmüştüm.Pek de inandırıcı ve geçerli bir şeymiş gibi gelmemişti doğrusu. Ama 2007 milletvekili seçimlerinin sonucunda üzülerek söylüyorum ki…Layık olduğumuz idareciyi seçtik!Seçtiler…Türkiye’de bu böyledir zaten! Saygısı, üslubu yerinde olanı pısırık; şehite ‘kelle’, terörist başına ‘sayın’ ifadesini yakıştıranı da samimi(!) ilan ederiz… Mitingler yapıldı… Yüzlerce,binlerce insan laiklik için,cumhuriyet için yürüdüğünü haykırdı sokaklarda, nerdeler?? Umutsuzluğa kapıldığım zamanlar olmuştu seçim öncesi, açıkçası tahmin ediyordum seçim mitinglerinden izlenimlerime dayanarak…Ama bu kadarını da beklemiyordum!! Anketlerde verilen yüzde 11'lik kararsızlar oranını gördüğüm zaman hayra yorup belki de halk uyanıyor diye düşünmüştüm…Bu yüzden de kararsız olmalarını doğal karşılamıştım.Meğer halk uyanmıyor, hala ayakta uyuyormuş….Ne yazık ki yanılmışım!Seçim sonuçlarına bakılırsa Recep Tayyip bey bu konuda hiç de yanılmış sayılmaz…”Halk laik olmak istemezse tabi elden gider!” Peki ya medyadaki on numara değişime ne dersiniz? Daha iki üç gün öncesine kadar gemiyi,gemiciği(!) kınayan, halk cumhuriyetine sahip çıkmalı diye haykıran cumhuriyet bekçileri medya dün seçim sonuçlarını yorumlarken beni oldukça şaşırttılar! “Sayın başbakanımız halktan biri gibi davranmayı seviyor,samimi,bu yüzden biraz daha anlayış ve hoşgörüyle yaklaşmalıyız belki”...Al birini vur ötekine…Halk ne düşünüyor ki medyası ne olsun!
HEPİMİZE GEÇMİŞ OLSUN


crangirl...

???????????????

Dünkü sonuçlardan sonra kendimi büyük bir uçurumun kenarında olan bir kaç insandan biri gibi hissettim. Bu nasıl bir kayıtsızlıktır ; bu milletin hiç mi insafı yoktur ; hiç mi düşünmez ,bunca yıllık kurumları birer birer devleti küçültme adı altında yabancılara peşkeş çeken , bir zihniyete hiç mi tepkisini gösteremez ; bu kadar küçüldük mü biz ; bu kadar kör müyüz. Sonuçlara hala inanamıyorum , inanmak istemiyorum. Ve pes doğrusu diyorum ... yolda gördüğüm her iki kişiden biri bu zihniyeti kabul ettiğine göre acaba biz mi yanlış düşünüyoruz demekten kendimi alamıyorum ; acaba bizde mi destek vermeliydik bu hükümete ,biz de mi seçim sonuçları açıklanınca parti binasına koşmalıydık , biz de mi çanak yalayıcılar sınıfına geçmeliydik.Bilemiyorum........

22 Temmuz 2007 Pazar

ve seçim...

Oy verme işlemi sabahın erken saatlerinde başladı ve halen devam etmekte.Umarım ülkemiz için hayırlısı neyse o olur.Sakın oy kullanmamazlık etmeyelim.En önemli vatandaşlık görevlerimizden birisi olduğunu unutmayalım.

19 Temmuz 2007 Perşembe

SEÇİME 5 KALA….

Bugün Konda araştırmalarına göre AKP yüzde 42.6, CHP 17.3 ve MHP ise 12.5 olarak görünüyor…Kararsızlar için verilen rakam yüzde 11. Azımsanacak bir rakam değil...Ama
Penguen ya da bi Leman okur gibi hissediyoruz artık! Alaylar,hakaretler,YAN
ÇİZMELER…Recep Tayip Erdoğan bu konuda kendini çok geliştirdi. Mizah dergilerinin
başını o çekiyor…Aslında komediden daha çok trajikomik sayılır ülkemiz için.”İçerde şu kadar terörist var” dedi..yan çizdi.”Demokrasi araçtır” dedi..yan çizdi.”Tek başıma iktidar olmazsam çekilirim” dedi..ondan da yan çizeceğe benziyor. Baktı ki daha ailede servet elde edemeyenler var…Damatlar,torunları…v.s.Yeni de torun geliyormuş ki…Bırakıp gitmek olur mu?? Acaba kalan yüzde 11 nerde kararsız kaldı…Kimde kararsız kaldı??Halk daha uyanmadı ama en azından kararsız kaldı!! Bu da bi GELİŞME deyip olumlu bakmaya çalışıyorum…



crangirl....

not : yazı bir arkadaşıma ait sitede bana yardımcı olmaya başladı artık :)